-->

adsense

26 Mayıs 2017 Cuma

SELİNANIN OKUL MACERASI KİTABININ YAZARI İDİL ÖZTÜRK BAŞARA İLE RÖPORTAJ


Selamlar bugün gerçekten çok heyecanlıyım çünkü henüz ilk kitabını çıkarmış yazar İdil Öztürk Başara ile sizler için keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.Yazarımızın ilk kitabı  Doğu Kitabevi nin yayın markası olan Ulak yayıncılık tarafından basılmış SELİNANIN OKUL MACERASI isimli bir çocuk kitabı.Kitabı ilk olarak kızımla birlikte okuduk ve onun ile birlikte soruları hazırladık.Bakalım çocuk gözüyle kitap ve yazarımız hakkında neler merak ediliyormuş.Keyifli okumalar...

1-Öncelikle okuyucularımız sizi biraz tanımak isteyecektir.Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

19 Aralık 1973 Eskişehir doğumluyum. Babam Türk Hava Kuvvetlerinde subay olduğu için  Türkiye’nin bir çok ilinde gezdikten sonra tekrar Eskişehir’e tayinimiz çıktı ve liseyi Eskişehir Anadolu Lisesinde tamamladım. Daha sonra Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği  ve Otelcilik bölümünden mezun oldum. Antalya Belek’de bir otelde 15 yıldır Yönetim Kurulu Başkanı Asistanı olarak çalışıyorum. Yazdığım toplantı notlarının bir gün işime yarayacağını biliyordum.

Nehir isminde 12 yaşında bir kızım var. Benim ilham perim.  Nehir’in doğumuyla birlikte ben de çocukluğuma geri döndüm ve içimdeki küçük kız çocuğuyla tekrar buluştuk. Sanırım yazmak için çocuk kitabını tercih etmemde de bu rol oynadı.

2-Peki neden çocuk kitabı yazmak istediniz?Selina karakteri aklınızda nasıl şekillendi?


Evet aslında haklısınız. Otelcilik ile bir birinden oldukça farklı işler.Tam bir kitap kurduyum aslına bakarsanız. Kitap okumadan geçirdiğim gün sayısı çok azdır. Anneannem ve dedem Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerindendi. Bize kitap okuma alışkanlığını öyle bir işlediler ki ablamla her gittiğimiz şehirde ilk iş kütüphaneye üye olurduk.
Nehir doğduktan sonra ona  her akşam ama istisnasız her akşam  kitap okudum, masallar anlattım. Anne olduktan sonra masalları ve kitapları çok farklı bir gözle, farklı bir akıl süzgeciyle okumaya anlatmaya başladım. Dünya klasikleri korkunçtu. Pamuk  Prensesin üvey annesinin yaptıkları, çocuğunu öldürmeye çalışması, hatta avcıya kalbini sök diye emir vermesi, Hansel ve Gratel de yine bir cadının çocukları fırında kızartmaya çalışması, diğer cadılar, büyücüler vs. vs.. Ayrıca dikkatimi çeken diğer konuda cadılar, caniler, kötü kalpliler, büyücüler vs. hepsi  “kadın” Kadınların bu şekilde lanse edilmesi de bence çok kötü. Sanırım o yüzden ana karakterimde bir kız çocuk oldu. Güçlü, kendi ayaklarının üzerinde durabilen bir kız.
Düşünsenize bu masallar çocuklarımıza iki buçuk üç yaşından itibaren anlatılıyor. Tevekkeli boşuna psikologlar  hastalarını çocukluklarına döndürmüyor. Küçücük beyinlere neler yüklüyoruz. Ben de kendi hikayemi kendim yazmaya karar verdim ve Selina’nın Maceraları doğdu.

Selina karakteri Nehir’in küçüklüğü. Maceralarda kısmen kendi yaşadıklarımız.


3-Kaç yaşındaki çocuklar için kitabın uygun olduğunu düşünüyorsunuz?Pedagog onayı var mı?

Yazı boyutu ve hikaye daha çok ilkokul 1. Sınıf ikinci dönem ve 2. Sınıflara uygun. Daha küçük yaş grupları ise resimlerine bayılıyor.  Bana sorarsanız 3,5 yaşından itibaren anne, babalar çocuklarına okuyup, resimlerle anlatabilirler.  Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik  Mezunu Funda Topaloğlu tarafından onaylandı.Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı önerilen kitaplar listesine de aldı.

4-Kızım ilk duyduğunda Selina ismini çok değişik buldu.Nasıl bu isme karar verdiniz?

İsim Nehir’in önerisi.  Aklımızda 5 tane isim vardı. Hepsi için Nehir’in sınıfında bir anket yaptık ve çocukların en çok beğendiği isim “Selina” oldu. Yani Selina ismini çocuklar seçti. Nehir seçti.

5-Ayrıca okurken resimlere bayıldık;kitabın resimleme aşaması Ayşegül Öveç Avcı tarafından gerçekleştirilmiş.Bu kitapta birlikte çalışmaya nasıl karar verdiniz?


Ayy bu da ayrı bir macera. Blogumu açmadan önce otelde sosyal medya ve dijital pazarlama eğitimine katıldım.  Eğitim sırasında bionluk diye bir siteden bahsedildi. Bir çok şirketin ve bloger’ın sosyal medya sorunlarını çözen ve genel olarak her işlemin 10 tl olduğu bir site.

Hikayeleri yazdıktan sonra bunları istediğim şekilde resimleyebilecek bir grafiker arayışına girmiştim ki aklıma bionluk geldi. Evreka!!! Tamamen tesadüfen şu anda kader birliği yaptığım ve Selina’yı birlikte yarattığımız sevgili arkadaşım Aygül Öveç ile tanıştım.  Selina oluşana kadar bana öyle sabır gösterdi ki… Selina nerelerden bu hale geldi inanamazsınız. İlk başta hayalim kırmızı kıvırcık saçlı, mavi gözlü afacan bir kızdı . Daha sonra orası öyle mi olsaydı, burası böyle mi olsaydı derken geldiğimiz nokta bu.Nehir’in 3 yaşlarında bir fotoğrafından ilham aldık.Fotoğraf şuydu:


6-Kitabın konusu olarak okul fobisini seçmişsiniz,neden peki?Konuyu daha önceden mi planladınız yoksa yazdıkça mı ortaya çıktı?


Konu yazdıkça ortaya çıktı aslına bakarsanız.  Başta da söylediğim gibi hikaye biraz da gerçek yaşamdan alıntı. 

Eşimde çalıştığım otelde Genel Müdür yardımcısı. Otelin içerisinde bir lojmanımız var ve  Nehir çok şanslı bir çocuk. Aynı hikayede anlattığım gibi bir ortamda büyüdü ve okula başlayınca Antalya’ya evimize taşındık. Nehir için gerçekten de zor oldu. Ben de yaşadıklarımdan yola çıkarak diğer annelere ve çocuklara biraz rehber olmak biraz hayatlarına peri tozu serpmek istedim…

7-Kitabınızı ilk okuyan kişi kim oldu?


İlk okuyan, arkadaşım Yonca oldu. Yonca da bana Nehir’in kazandırdığı arkadaşlardan. Kızı Ada ve Nehir sınıf arkadaşı. Antalya’da Yavrufil Kitabevinin sahibi. Aynı zamanda çocuklara yönelik pek çok atölyeleri oluyor. İmza günleri, masal okuma saatleri vs. vs. Bana gerçekten rehberlik yaptı. Tam bir editör  gibiydi. Kızmaca, gücenmece yok deyip, deyip, şurası olmamış, burası olmamış, burada şu kelimeyi kullansan daha iyi olur, şurayı şöyle değiştir.Anlayacağınız beni çok zorladı ama bana inandı ve emek harcadı gerçekten. Teşekkür ederim Yoncacığımmm….



8-Selinanın macerası tek bir kitapla kalmayacak ikinci kitap hazır mı?Kaç seri çıkartmayı düşünüyor sunuz?


Evet  seri şeklinde ilerlemeyi hedefliyorum. İkinci maceramız; Selina’nın Yaz Tatili Macerası olacak. Resimleri çizilmeye devam ediyor.  Bu arada Aygül’ün yeni bebeği oldu. Zaten 2,5 yaşında bir kızı vardı.  Zor ama çok tatlı şartlar altında çalışmalarına devam ediyor. Kaç tane olur bilmiyorum ama üçüncü hikaye de yazıldı. İlham geldikçe yazmaya devam.

9-Sadece bir kitap serisi olarak mı kalacak yoksa Selinayı başka alanlarda da görebilecek miyiz?


Göreceğiz inşallah!!! Şu anda Deniz İnanç tarafından  tiyatrolaştırılıyor. Önümüzdeki sene okulların açılışına yetiştirebiliriz diye hayal ediyorum. Yine Deniz’ in ablası Derya İnanç da müziklerini yapacak. Bu arada Derya ve Deniz elimde büyüdü diyebilirim. Şu anda ikisi de konservatuar mezunu, kendi branşlarında çok başarılı sanatçılar oldular. Babalarımızın aynı meslekte olmaları sebebi ile hayat hep yollarımızı kesiştirdi.

Tabi hayallerim bununla sınırlı değil. Kitabın yanı sıra, Selina karakterini de çocuklar için bir fenomen haline getirmek istiyorum. O eciş, bücüş tuhaf yaratıklardansa  beyinlerinde yer edecek şöyle bir  çocuk gibi çocuk karakteri olsun istiyorum. Hayalimde Selina’nın çizgi filmlerini yapmak var. İlk olarak youtube kanalında daha sonra da televizyon kanallarında inşallah. Ayrıca Selina ve arkadaşlarının bebekleri olsun çocukların odasını süslesin…  Sonra, İngilizce, Rusça ve Fransızcaya çevrilmesini istiyorum. Türkiye sınırlarını aşmak hedefindeyim. Ne bileyim hayallerimin ucu bucağı yok… Sevgiyle, iyi niyetle ve pozitif düşüncelerle yaratıldı. Umarım daha pek çok çocuğa ulaşıp, gönüllerini kazanırım. 


10-Peki kitabı çocuklarına almak isteyen okuyucular kitaba nasıl ulaşabilir?Fiyatını öğrenebilir miyiz?

Kitap şu anda online sitelerin neredeyse tamamında satışta ayrıca D&R mağazalarında, Remzi Kitapevinde de bulunabilir. Antalya’da Octopus Kitap Cafe, Yavru fil Kitabevi, Akın kırtasiyede de var. Online olarak dediğim gibi dr.com.tr, idefix, kitapyurdu, sözcükitabevi, kitapambarı, kitapdenizi, bkm kitabevi ….hepsinde satışta. Etiket fiyatı 10 tl idi ancak tüm kitapçılarda indirimde yani 6,5 tl ile 8 tl arasında fiyatı var.

11-Biraz da size kitap dışı sorular sormak istiyorum.Sizi yazar olmaya neler özendirdi?Başka türlerde de yazmayı istiyor musunuz?


Kendimi yazarak daha iyi ifade ettiğime inanıyorum.  Beni yazar olmaya ne özendirdi derseniz, kızım benimle gurur duysun istedim. Ona ve tüm çocuklara bir hediye vermek ileride torunlarıma miras bırakabileceğim bir kitabım olsun. 
Başka türlerde yazmayı açıkçası düşünmüyorum çünkü yaşam amacımın çocuklarla ilgili olduğuna inanıyorum. Çocukları çok seviyorum. Planlarım, hayallerim hep çocuklar üzerine.

Ayrıca bildiğin gibi benim de bir blogum var ve blogda  her telden yazabilmek, aklıma eseni anlatabilmek harika. Sanırım blogda yazmak ve Selina bana yetiyor.


12-Ülkemizdeki Çocuk Edebiyatı hakkında neler düşünüyorsunuz?Dünya ve Türk Edebiyatında başarılı bulduğunuz isimler kimler?


Bana sorarsanız  çocuk edebiyatına her gün yeni ve genç yazarlar katılıyor ve bu yönde gerçekten de iyi bir ivme var.  Türk edebiyatında  Emin Özdemir ve Ferit Avcı’nın yazdığı Mutlu Kentin Yöneticisi’ni çok ama çok severim. Dünya edebiyatındaysa tabii pek çok kişi gibi bende Küçük Prensi seviyorum ayrıca Oscar Wilde ve Mark Twain sanırım beni çok etkiliyor.


13-Bir kitap çıkartmak zor mu?İlk baskı olarak kaç kitap basıldı ve yeni bir yazarın kitabını çıkartması için reklam,baskı,dağıtım gibi aşamalar için ortalama ne kadar para harcaması gerekir?Kitaplarını bastırmak isteyecek genç yazarlara önerileriniz nelerdir?


Evet açıkçası kitap çıkartmak hiç de kolay değil. Benim kitabımın dizgisi, resimleri her şeyi hazır olduğu halde  baskı konusunda oldukça zorlandım. Hikayeyi onlarca yayın evine gönderdim. Aylarca peşlerinde koştum. Kendime muhatap bulamadım, cevap alamadım. Kaldı ki kitap sektörü de anladığım kadarı ile biraz sıkıntılı dönemlerden geçiyor.  Boya ve kağıt masraflarının yüksekliğinden bahsedip, duruyorlar. Her yayın evi  genel olarak hikayeyi çok beğendiği halde bu yıl çocuk kitabı çıkarmayacaklarını filan söyledi. Daha sonra yıllar önce Shereton Otelinde yanında staj yaptığım Bilge Öztoplu’nun Mutluluk Bilgeliği ve  İlişkiler Okulu   adlı kitapları yazdığını gördüm. Internet üzerinden hem kendisini tebrik edip, hem de bloguma davet ettiğim sırada biliyor musunuz  ben de bir kitap yazdım filan diye konuya girince yine yıllar önce bana rehberlik ettiği gibi bu konuda da rehberim oldu ve beni kendi kitaplarının da basıldığı yer olan Doğu Kitabevi ve Ulak Yayıncılıkla tanıştırdı. Bilge Öztoplu’ya müteşekkirim.

Bir kitap için ortalama 5000 tl’yi gözden çıkarmak gerekiyor.  Genç yazarlara önerim kitap tanıtımlarını sadece  yayınevine bırakmasınlar.  Artık bilişim çağındayız hepimiz sosyal medyayı kullanıyoruz, kendileri de mümkün olduğunca duyurularını yapmaya çalışsınlar.


14-Kitabınızı ilk kez raflarda gördüğünüzde neler hissettiniz?


İlk olarak D&R da gördüm. Biliyor musunuz bu benim kitabım diye bağırmamak için kendimi zor tuttum. Çok duygusal bir insan değilim ama gözlerim doldu. Ne bileyim hem kendimle  çok gurur duydum hem de tuhaf bir sabırsızlık içine girdim. Hemen herkes alsın, tüm çocuklar Selina’yı görsün, sevsin istiyorum bir an evvel.

15-Nasıl bir ortamda yazılarınızı yazıyorsunuz ve ayrıca en son okuduğunuz kitap nedir?


Ya bu gerçekten çok ilginç işte! İlhamın nerede geleceği hiç belli olmuyor. Bir anda yazmaya başlıyorum, çorap söküğü gibi hikayenin devamı geliyor. İş yerinde olabiliyor, sabah uykudan  kalkar kalkmaz bazen aklıma bir şey  geliyor.  Yemek yerken, bir  cafede otururken çocuklara bakarken .. Hiç belli  olmuyor.

En son EckhardTolle’nin Dinginliğin Gücü Kitabını bitirdim. Şimdi de Ayşe Tolga’nın İyilik Sende kitabını okuyorum.

16-Gelecek ile ilgili hedefleriniz nelerdir?


İlk hedefim Selina'nın Maceralarını çocuk tiyatrosu olarak görmek. İkinci olarak çizgi film ve daha sonra da yabancı dillere tercümeler geliyor. Adım, adım başarı basamaklarını çıkmayı hedefliyorum. 

17-Ülkemizde internetin yaygınlaşması yüzünden artık çocuklarımız bırakın kitapları uzun yazıları bile okumaya tahammül edemiyor.Ailelere çocuklarına kitap okumayı sevdirmeleri için ne gibi önerilerde bulunursunuz?


Mutlaka onlarda bebeklikten itibaren çocuklarına kitap okusunlar. Ben her güne bir masal kitabını almıştım. 365 tane masal var her gece bir tanesini okuyup, uyuyabilirler. Ayrıca çocuklar gördüklerini taklit ederler. Siz ne kadar çok okuyup, örnek olursanız mutlaka çocuğunuz da  sizden örnek alıp, iyi bir okuyucu olacaktır.

18-Okuyucuların size ulaşabilecekleri sosyal medya hesaplarınız nelerdir?


İnstagram: @idilozturkbasara
Facebook : idilob

Twitter: @IdilOzturkBasara


Bu güzel röportaj için teşekkür ederim.Gerçekten son derece merak ettiğim sorulara oldukça doyurucu yanıtlar aldım.Umarım okuyucularımda akıllarında şekillenen sorularına cevaplar alabilmiştir.Yeni kitabınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Selinanın okul macerası kitabının yazarı İdil Öztürk Başara ile olan röportajımızı okuduğunuz için teşekkürler sizlerinde ayrıca sormak istediği sorular varsa yorum yapabilirsiniz.Sevgiler...







24 Mayıs 2017 Çarşamba

YABANCI MARKALARIN TÜRKÇE ANLAMLARI

Selamlar yabancı markaların telaffuzundan sonra aklıma takılan diğer bir konu ise Yabancı Markaların Türkçe Anlamları oldu.Aslında çoğu markanın sahibinin adı ya da soyadını taşıyor ya da uydurulmuş ilk harfleri birleştirilmiş şekilde ortaya çıkan anlamsız kelimeler.Özellikle kozmetik markalarının ya kurucularının adını aldığını ya da yunan tanrılarından esinlenildiğini fark ettim.Neler var;merak ediyorsanız keyifli okumalar.

1-Mac:Açılımı Makeup Art Cosmetics olan marka makyaj sanatı kozmetikleri anlamına geliyor.

2-Pizzahut:Pizza kulübesi

3-Burger King:Burger kralı

4-Shell:Deniz kabuğu

5-Nike: Yunan zafer tanrısı Nike dan adını almıştır.

 6-Nyx:Gece tanrıçası Nyks

7-Shiseido:Yeni hayat besleyen,yeryüzünün verdiklerine övgüyle yaklaşan

8-Nars:Kurucusu François Nars

9-Lancome:Fransada bulunan Chateau de Lancome adlı kale den adını almıştır.

10-Sephora:Yunancada güzel anlamına gelen Sephos ve Musanın eşi Sippora nın birleşiminden oluşmuş bir ad.

11-Essie:Kurucusu Essie Weingarten

12-Starbucks:Herman Melville nin ünlü romanı Moby-Dick teki Starbucks adlı karakterden adını almıştır.

13-Ikea:Kurucusu olan Ingvar Kamprad ın adının ve soyadının başharfleri ile doğduğu köy(Agunnaryd) ve çiftliğin(Elmtaryd) baş harflerinden oluşmuştur.

14-Mudo:Kurucuları olan Mustafa Taviloğlu ve Doğan Gürün ün isimlerinin birleşiminden

15-Nokia:Finlandiyanın Nokia kentinden

16-Adidas:Kurucusu Adolf Dassler in takma adı olan Adi ve soyadının karışmasından

17-Pepsi:Vücudun ürettiği pepsin adlı enzimden adını almıştır.

18-Volkswagen:Halkın arabası demektir.

19-Axe:Balta

20-Bridgestone:Taş köprü

21-Signal:Sinyal

22-La Roche Posay:Fransanın La Roche Posay şehrinden adını almıştır.

23-OMO:Yaşlı baykuş anne anlamına gelen Old mother owl kelimesinin ilk harflerinden oluşmuştur.

24-Head&Shoulders:Kafa ve omuzlar demektir.

Evet benim Yabancı Markaların Türkçe Anlamları  hakkında diyeceklerim bunlar.Peki sizin bildiğiniz ve benim unuttuğum başka anlamlar varmı?Sizlerde eklemeler yaparsanız sevinirim.Sevgiler...

Not:Resim Google görsellerden alınmıştır.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

ÜNLÜ MARKALARIN OKUNUŞLARI

 Selamlar bugün daha önce yazmış olduğum bir yazıyı biraz daha genişletmek istiyorum.Ünlü markaların okunuşları zaman zaman hepimizi sıkıntıya sokan bir konu.Daha önceki yazım olan MARKALARIN OKUNUŞLARI ilk yazılarımdan biri olduğu için oldukça acemiceydi.Bu yüzden bu konuyu tekrar ele almak istedim.Elimden geldiğince yazacağım fakat markanın ait olduğu ülkeye göre okunuş farklılıkları oluyor bu yüzden yanlışım ya da eksiğim olursa tamamlamanızı rica ediyorum hadi başlayalım.
Nars-Nars
Bourjois-Burjuva
Yves Rocher-iv roşe
L'occitane-Loksitan
Yves Saint Laurent-İv san loran
Inglot-Inglo
Estee Lauder-Este Laudır
Kryolan-Kıroylan
Clinique-Klinik
Chanel-Şanel
Lancome-Lankom
Chloe-Kloiy
Deichmann-Daykman
Garnier-Garnie
Shiseido-Şiseido
Vichy-Vişi
Guerlain-Gerlan
Douglas-Daglıs
Mango-Mengo
Ray-ban-Reyben
Nike-Nayki
Avene-Aven
Bershka-Berşıka
Essence-Essıns
Google-Gugıl
Rimmel London-Rimmıl Landın
Sally Hansen-Sali Hensın
Wet n wild-Vet en vayld
Issey Miyake-Isse Miyaki
Burberry-Börbıri
Cacharel-Kaşarel
Chopard-Şopard
Giorgio Armani-Corcio Armani
La roche Posay-La ros poze
Pupa-Pupa
Sephora-Sfora
Moschino-Moskino

Evet ünlü markaların okunuşları hatırlayabildiğim kadarıyla böyle unuttuğum varsa tamamlarsanız sevinirim.Sevgiler...
Resimler Google görsellerden alınmıştır.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

BLOGGER DESTEK GRUBUMUZDA YER ALMAK İSTER MİSİNİZ



Blogger Destek Grubumuzda Yer Almak İster misiniz?

Selamlar blog yayınlarımızı ısrarla devam ettirmeye çalışıyoruz fakat okunma oranları eskiye göre oldukça düştü.Bizde bazı bloggerlar olarak bu konuya bir çözüm bulmak için ne yapabileceğimiz hakkında fikir alışverişleri yaptık ve sonuç olarak ortaya bir Whatsapp grubu kurma fikri çıktı.Ve sonuç olarak küçük bir grup oluşturduk.

İlk başlarda başarılı olup olmayacağını bilemedik fakat geri dönüşleri mükemmel oldu.Grubumuz gün geçtikçe büyüyor ve her konuda birbirimize destek oluyoruz.Peki nasıl bir işleyişimi var?

Öncelikle yeni bir yazı yazdığımızda bunun linkini grupta paylaşıyoruz böylece bir çok arkadaşımız yazımızdan haberdar olup yorum yapabiliyor.Gruba girdiğimden beri gerek yorum olsun gerek tıklanma olsun oldukça yol katettiğimi düşünüyorum.

Ayrıca habersiz olduğum bir çok bloggerı takibe aldım ve tanıştım.Dünyanın çeşitli yerlerinden bu kadar çok blogger olduğunu bilmiyordum.Bir arkadaşımız çekiliş yapacaksa elimizden geldiğince duyurup birbirimize yardım ediyoruz.Aklımıza takılan bir soruyu hep beraberce çözümlendiriyoruz.Ve sizi de grubumuzda görmek istiyoruz.

Gruba katılım yapmak için aktif blog yazmak şart ve ne yazık ki sadece bayan üyeleri kabul edebiliyoruz.Eğer sizde diğer bloggerlarla tanışmak,yorumlaşmak,yardımlaşmak isterseniz bana mail atmanız yeterli.Mail adresim kelebeketkisi39@gmail.com

Blog yazarlığı ölmesin hep baki kalsın diyorsanız maillerinizi bekliyorum.Bu arada Blog kesif etkinligim devam ediyor.Davetlisiniz.
Blogger Destek Grubumuzda Yer Almak İster misiniz?
Sevgiler...

18 Mayıs 2017 Perşembe

HAYAT MUCİZELERLE DOLU-KONUK YAZAR OLDUM

Sevgili Değmesin Yağlıboya bloguna konuk yazar olduğumda yazmış olduğum yazımı kendi blogumda da yayınlamak istedim bakalım beğenecekmisiniz?Keyifli okumalar...

                                               
                                               HAYAT MUCİZELERLE DOLU

Farkında mısınız hayat o kadar farklı ki tam her şey bitti diyorken yeni bir umut kapısı açılıyor ve biz gene o denizin içinde tekrar çırpınmaya başlıyoruz.Defalarca başıma geldi mutlaka sizlerin de gelmiştir.

Mesela bloglar artık okunmuyor daha yazı yazmayayım derken birden harika bir yorum alıyorum,birileri ne kadar beğendiklerini söylüyor ya da bir firma arıyor ve denemem için bir ürün göndermek istediklerini söylüyor,dünyalar benim oluyor hayır daha iş bitmemiş okuyanım var hadi devam Kelebek diyorum.

Yıllarca çocuğum olmadı doktorlar bunun nedenini bulamadılar sadece stres diye teşhis koydular.Onca tedavi,yıpratıcı aşamalar,yıllar süren ilaç kullanımları sonucu fiziksel ve ruhsal çökmüş vaziyette bir kaç ay ara vereyim dedim.Fazla değil üç dört ay sonra bir mucize eseri bebeğim olacağını duydum.Dünyalar benim oldu.

Kesinlikle geçemeyeceğim,hiç çalışmadığım bir sınavın ertelendiğini duyduğumda sevinçten ağladım.

Yok ya benden yazar olmaz dediğim bir anda bir telefon geldi ve bir hikayem bir kitapta yayınlandı.

Köpeğim çok vahşileştiği için onu bir çiftliğe bırakma kararı almıştık.Sonra ailecek bunu yapamayacağımıza karar verdik hemen almaya gittiğimizde onu bağladıkları ipi kemirip kaçtığını öğrendik.Son derece mutsuzduk ve ertesi günü benim doğum günümdü.Doğum günümde tek dileğim köpeğimin geri gelmesiydi o sırada annem beni bahçeye çağırdı ve Karagöz orada duruyordu.Dünyalar gene benim olmuştu.

Instagram hesabım çalınmıştı ve dört bir yandan almaya uğraşmamıza rağmen hiç bir sonuç alamadık tam umudumu kesmişken birden hesabım instagram tarafından bana geri verildi.

İş hayatında artık tükendiğimi hissettiğim her anda pırıl pırıl bir genç ziyaretime gelip dünyada bir şeyleri değiştirdiğimi hatırlattı hep.

Paraya aşırı sıkıştığım bir anda hiç beklemediğim banka promosyonunun yattığını duydum bir kere.

Hiç olmaz dediğim yarışmalara katıldım ve umudum olmasa bile kaç kere Türkiye derecesi aldım saymadım.

İlk atamalarda kesinlikle doğu görevi çıkar dediler ve arkadaşlarımın arasında tek batıya atanan bendim.

Girdiğim bir sınavda hiç bir iddiam olmamasına rağmen onca genci geçip altıncı olduğumu öğrenince küçük dilimi yutacaktım.

Bir tatilde bütün yollar kapanmıştı ve uçağa yetişmek için hiç bir taksi bulamıyordum.O sırada son çare olarak girdiğim bir lokantada biri beni götürsün uçağım kaçacak dediğimde biri götürmeyi kabul etti.Gittiğimizde uçağın kapıları kapanmıştı ama beni küçük çocuğumla gördüklerinde uçağa aldılar nasıl sevinmiştim.

Evimin camından görebildiğim tek ağacımın artık yeşillenmediğini görünce o kadar üzülmüştüm ki.Her gün ağacımla konuştum lütfen aç dedim ve bir sabah kalktığımda dallarının ucundaki yeşillikleri gördüğümde nasıl mutlu oldum.

Bunlar belki çoğu insan için önemsiz küçük ayrıntılar ama hayata tutunmamız için şartlar.Unutmamız gerek hayat gerçekten mucizelerle dolu.Umut kapılarımız hiç kapanmasın,mucizelerimiz son bulmasın.Sevgiler...



Sitede yer alan yorumlar ve içerik yazarın kişisel ve objektif görüşlerini yansıtmaktadır. Blogda bahsi geçen ürünlerin okuyucular tarafından kullanılması halinde oluşabilecek sorun yada memnuniyetsizlikten dolayı yazar hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.


Yazılarımın izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket eden blog ve siteler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.